40’INDAN SONRA, 20 GRAM HİÇ BU KADAR AĞIR OLMAMIŞTI.

/40’INDAN SONRA, 20 GRAM HİÇ BU KADAR AĞIR OLMAMIŞTI.

40’INDAN SONRA, 20 GRAM HİÇ BU KADAR AĞIR OLMAMIŞTI.

UYANDIM.

Üstümdeki her şeyi çıkardım ki…

Kilom daha az çıksın tartının ekranında.

 

19’umu bitirdiğimi hatırlıyorum ya da hatırladığımı hatırlıyorum. Sağlıklısın, önünde uzuuunnn… bir hayat; seçenekler diziliyor. Kolay değil, yine vermen gereken milyonlarca karar, bazen u-dönüşler. Ancak zaman bol. Ya da öyle sanıyorsun.

Dene, olmazsa yine dene. Öyle mi? Bir de ergene sormak lazım!

 

90 olunca harekete geçeceğim.

Elbette yaşım değil kilom.

 

Vize dönemi. Kafeler gençlerle dolup taşıyor. Üç psikoloji öğrencisi genç kadın, çocuklarla ilgili bir konuda birbirine ders çalıştırıyor. Karşılarına başka bir genç geçip oturuyor, konusu indüktörler, problem çözüyor. Acaba büyüyünce ne olacaklar?

Yirmi beş,

Otuz,

Otuz beş,

Kırk.

Veee… 44.

Geçmişe bakıp, hayatı sorguladığım, kendimi motive etmek için motto edindiğim DÖRT DÖRTLÜK YAŞIM.

Ben büyüyünce ne olacağım?

50 yaşımda hayatta nerede olmak istiyorum?

 

90 olunca harekete geçeceğim.

Elbette yaşım değil kilom.

 

Üstümdeki her şeyi çıkardım ki…

Kilom daha az çıksın tartının ekranında.

 

89.80 KİLOGRAM!

20 GRAM hiç bu kadar ağır olmamıştı.

 

“Evlendiğimde … kiloydum.” lafı kulağıma aşina olacak kadar yaşlı,

“Aman canım ne olacak senin yaşında, senin boyunda o kilo normal.” sözünü içime sindiremeyecek kadar gencim.

46 buçuk yaşımdayım, ne azgın ne de teneşire yakın.

Bedenimle barışmak tek amacım.

 

 

Bilgisayar karşısında çalışmaktan boynum ve belim ağrıyor. İlkokuldan beri giydiğim kösele ayakkabıların mirası ayak baş parmaklarımda kireçlenme. Hiç gülme, tek bir dişin ağrıdığında bütün vücudun sızlar ya, ne kadar önemliymiş meğerse bir parmak. Hele gezmeyi seven kişi söz konusuysa.

 

Kendime spor yaptırAmıyorum. Bir başlayıp bin bir kez bırakıyorum. Kendimin kandırıkçısıyım. Sürdürülebilirlik, eğitimlerde sivil toplum örgütleriyle paylaştığım bir kavram. Havada asılı, günlük yaşamda karşılığı yok.

 

 

Aldattım kendimi,

Tahmin ettiğim gibi

Söylemiştim sana, baş belası olduğumu

Biliyorsun, değilim iyi. *

 

Amy’yi çoklu okumak gerek, bir de Dino Buzatti’den Tatar Çölü’nü.

Bir savaşın peşinde boşa geçen bir hayat bu kadar mı güzel anlatılır?

Bu kadar güzel bir ses, bir iç savaşın peşinde nasıl harcanır?

 

DİYECEĞİM O Kİ, SONSUZ GENÇLİĞİN DEĞİL,

OLGUNLAŞIRKEN ESNEMENİN PEŞİNDEYİM.

 

VERECEĞİM,

O 20 GRAMI : )

 

NASIL MI?

 

 

 

*

I cheated myself,

Like I knew I would,

I told you I was trouble,

You know that I’m no good

Amy Winehouse

By |2019-01-13T00:50:58+00:00Ocak 9th, 2019|EŞYA, KİTAP, MESLEK, ŞARKI, İSİM|0 Comments

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: